Peri masalları nasıl biter ?

Sozler

New member
Peri Masalları Nasıl Biter?

Hikayenin başı, hepimizin aşina olduğu o büyülü anla başlar: Prensesin kulesinde bekleyişi, kahramanın yolda karşılaştığı zorluklar ve nihayetinde aralarındaki bir kavuşma. Ancak bu masalların bitişi, belki de düşündüğümüzden çok farklı bir biçimde şekillenir.

Bir Sonraki Adım: Klişelerden Öte Bir Dünyaya Adım Atmak

Günümüzde peri masallarının sonu, aslında geçmişten çok farklı bir hal almış durumda. Hepimizin kafasında bir peri masalının sonu hep aynı şekildedir: "Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar." Ancak günümüzün toplumsal dinamikleri, bireylerin yaşam biçimleri ve ilişkileri, bu klişelere ters bir izlenim sunuyor. Masallarındaki "mutluluk" artık ne sadece prensesin bulduğu kahramanın zaferi, ne de kahramanın prensese olan aşkıdır. İnsanlar birbirlerine bağlı kalırken farklı bir hayat mücadelesi veriyorlar. Masallarda hep karşılaştığımız tekdüze sonlardan kaçmak, toplumdaki değişimle doğru orantılı bir şekilde bu masalların biçimini değiştirebilir.

Kahramanın Yolculuğu: Çözüm Odaklı ve Stratejik Bir Adım

Hikayemizin baş kahramanı, birçok masalda olduğu gibi bir erkektir. Ancak bu kez yolculuğu, sadece macera dolu bir serüven değil, aynı zamanda hayatının her yönünü sorgulaması gerektiği bir dönemdir. Onun adı Arda. Erkeğin stratejik, çözüm odaklı yapısını Arda'nın kişiliğinde görebiliriz. Onun dünyasında, her sorunun bir çözümü vardır. Ancak masaldaki bu kahramanın karşılaştığı zorluklar, sadece dışsal engellerle değil, içsel çatışmalarla da şekilleniyor.

Bir gün, Arda, krallığının kenarındaki bir kasabada, kaybolmuş bir kızı bulma görevi alır. Bu kaybolmuş kız, her şeyden önce halkın kaybolmuş bir umudu ve sevgisidir. Kız, kasabanın sakinlerinin korku ve kaygılarından izler taşır. Arda, çözüm için çeşitli planlar kurar. Her adımında, mantıklı düşünmeyi ve zorlukları adım adım aşmayı tercih eder. Ancak ilerledikçe, olayların sadece bir çözüm planıyla ilerlemeyeceğini fark eder. Arda, bir masal kahramanının yalnızca çözüm odaklı bir yol izleyerek ilerlemesinin, insan doğasına ne kadar yabancı olduğunu anlamaya başlar.

Kadının Empatik Yaklaşımı: Kızın Gücü ve Farkındalığı

Arda'nın karşılaştığı kaybolmuş kız, geçmişte kaybolmuş bir umut değil, yeni bir bakış açısını simgeliyor. Onun adı Ela. Ela, bir prenses veya kahraman değil, gerçek bir insanın duygusal içsel derinliklerine sahip. Ela'nın bakış açısı, hikayede farklı bir anlam taşır. Erkeklerin çözüm odaklı, stratejik düşünme biçimlerinin karşısında Ela'nın empatik, ilişkisel yaklaşımı öne çıkar. Ela, bir çözümün hemen peşinden koşmaz. O, insanları anlamak, onların acılarına ortak olmak ve onların kaygılarını anlamak için adım atar.

Ela, Arda'nın yaptığı gibi dünyayı düzeltmeye çalışmaz. O, her şeyin "düzeltilmesi" gerekliliğine karşı çıkar. Empati, bazen sorunun tamamıyla çözülmesinden daha önemli olabilir. Ela'nın yaklaşımı, Arda'ya, zorlukları aşarken yalnızca mantıklı düşünmenin yeterli olmayacağına dair önemli bir ders verir. Onun, ilişkilerdeki hassasiyet ve insanları anlamadaki derinliği, toplumsal algıların ve tarihsel yapının getirdiği zorlukları çözebilmek için bazen daha etkili olabilecektir.

Toplumsal ve Tarihsel Bir Perspektif: Kadın ve Erkek Arasındaki Denge

Ela ve Arda'nın yolculuğunda, birbirlerinin yöntemlerine olan bakış açıları bir tür denge oluşturur. Arda'nın her çözüm için geliştirdiği stratejiler ve Ela'nın insan ilişkilerine dair empatik bakış açısı, masalın derinliğini artıran bir unsur olur. Bu anlatımda, tarihin ve toplumsal yapıların etkisiyle kadın ve erkek arasında süre gelen farklılıkların, aslında nasıl tamamlayıcı bir dengeye dönüşebileceği görülür.

Bundan önceki nesillerin masalları, genellikle erkeklerin kahramanlık hikayelerini anlatırken, kadınlar ya kurtarılmayı bekleyen figürler ya da arka planda kalmış karakterlerdi. Ancak modern peri masallarında, kadınların sosyal hayattaki varlıkları, her geçen gün daha da güçleniyor. Hikayede Ela, aynı zamanda bir değişim simgesi olur; çünkü o, kadının içindeki gücün ve empati kapasitesinin, toplumsal yapıyı dönüştürme potansiyelini keşfeden bir figürdür.

Sonuç: Gerçek Mutluluk Nerede Başlar?

Arda ve Ela, masallarının sonunda birlikte yaşadıkları bir huzura ulaşırlar. Ancak bu huzur, çoğu masaldaki gibi "her şey yolunda" bir sonla bitmez. Huzur, zorlukların birlikte aşıldığı, farklı bakış açıların birbirini tamamladığı bir sürecin sonunda gelir. Sonunda, her iki karakter de büyür ve değişir.

Masalların sonu, her zaman aynı şekilde bitmez. Çözüm, bazen bir kahramanın savaşları, bazen de bir kadının empatik yaklaşımıyla gelir. Masallar, geçmişin kalıplarını yıkarken, insanları daha derinden anlamaya ve ilişki kurmaya olanak tanır. Her birey, kendi masalını yazabilir, her birey kendi yolculuğunun kahramanıdır. Arda ve Ela'nın yolculuğunun sonu, aslında her birimizin hayatındaki yolculuğu anlamak için bir davettir.

Sizce peri masalları artık eski kalıplardan sıyrıldığında, nasıl bir sonla bitmeli?